Embiya Çavuş’un “Bulgaristan’da Türk Olmak” adlı kitabından;
1945 yılında okullar açıldı. Ama bu yıl, insanoğlunun hayal edemeyeceği hurafeyi bir sistem dünyası kurmak isteyen, insanoğluna hiç değer vermeden hayalperest bir diktatörlük kurmak için, komünistler önlerine gelen her varlığı çıkarları doğrultusunda yok ettiler. Komünizm sosyal adaletler vaat eden bir rezalet. İnsanlığın varlık gücü olan mal, mülk, hayvan ve arazileri ellerinden alındı. Türk kadınlarının giydikleri kıyafetler yırtılıp atıldı. Milli kimlik ve dini inançlar yasaklandı. Silah gücü ile kurulmakta olan komünizm; bir evciğinden başka hiç bir malı olmayan köylüyü, çapayı küreği sırtına alıp tarlaya gönderilen, diğerleri de fabrikalarda birer parça ekmek için çalıştırılan köleye çevirmişti. Gün boyunca zorunlu olarak meydanlara çıkarılan kadın, erkek, genç ihtiyara yaptırılan miting ve yürüyüşlerde “Yaşasın Lenin, Yaşasın Stalin, Yaşasın Bulgaristan Komünist Partisi ve Atamız Georgi Dimitrov” sloganları attırılıyordu. Karşı gelenler bilinmedik yerlerde yok olup gidiyorlardı. Hukukun ve Tanrının olmadığı tek tip diktatoryada kime gidip arz edebileceksin halini?…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder